
SORUNLAR
1. Mezunlarından ancak %2-5’i öğretmen olarak istihdam edilebilmektedir.
2. Mezunları öğretmenlik dışında diğer alanlarda istihdam edildiğinde unvan ve yetki sorunu yaşamaktadır.
3. Teknik Eğitim Fakültelerinin Dünya’da benzerleri bulunmadığı için, denklikleri yapılamamakta, akredite olamamakta, AB projelerinin bazı imkanlarından yararlanamamaktadır.
4. Belirsizlikler ve istihdam problemlerinden kaynaklanan karamsarlıklar mesleki teknik eğitime ilgiyi azaltmakta, kaliteyi düşürmektedir.
5. Mesleki ve teknik eğitim diğer disiplinlere göre pahalı bir eğitimdir. Mezunlarından gereği gibi yararlanılamaması ciddi bir kaynak israfına yol açmaktadır.
6. Gelişme yolunda önemli mesafeler kaydeden Türk Sanayisi’nin teknoloji mühendislerine ihtiyacı bulunmaktadır.
7. Ülkemizde sanayinin ihtiyacı olan lisans düzeyinde eğitim almış nitelikli iş gücünü yetiştirecek yükseköğretim kurumu sayısı yok denecek kadar azdır.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Teknik Eğitim Fakülteleri yeniden yapılandırılarak, gelişmiş ülkelerdeki mühendislik ve teknoloji eğitimi modeli ile teknik öğretmen yetiştirme modeli ülkemizde uygulanmalıdır.
Açıklama;
· Gelişmiş ülkelerde mühendislik ve teknoloji eğitimi; Mühendislik Fakülteleri, Teknoloji Fakülteleri ve Teknisyen Okulları tarafından verilmektedir. Mühendislik Fakülteleri ve Teknisyen Okulları (MYO) ülkemizde mevcuttur. Ancak Teknoloji Fakülteleri bulunmamaktadır.
· İş hayatındaki gelişmeler sonucu; gelişmiş ülkelerde mühendislik kavramı geleneksel anlamının çok ötesine geçmiş ve bu nedenle geleneksel mühendislik (Mühendislik) ile uygulama ağırlıklı mühendislik (Teknoloji Mühendisliği) birbirinden ayrı iki mühendislik tipi olarak ortaya çıkmıştır. Her iki mühendisliğin çalışma alanları birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir.
SONUÇ
1- Teknik Eğitim Fakülteleri “Teknoloji Fakülteleri” olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Bu yapılandırmada Teknoloji Fakülteleri Mühendislik Fakültelerinin alternatifi değil tamamlayıcısı konumunda olacaktır.
2- Teknoloji Fakültelerinin yeniden yapılandırılması AB İlerleme Raporlarının da bir gerekliliğidir.
3- MEB’nın ihtiyacı olan meslek lisesi öğretmenleri, Teknoloji Fakültesi mezunlarından isteyenlere verilecek pedagoji eğitimi ile karşılanmalıdır.
4- Sanayinin gereklerine uygun programlarla uygulamalı eğitim alan mezunlarına “Teknoloji Mühendisi” unvanı verilmelidir.
5- Bu fakültelerin kendi ihtiyacı olan akademisyenlerin yetiştirilmesi ve sanayide görev yapan mezunlarından gelebilecek talepleri karşılamak üzere, yeterli alt yapısı ve öğretim üyesi olan Teknoloji Fakültelerinde yüksek lisans ve doktora programları açılabilmelidir.
EK: Önerilen Modelin Öğrenim ve Sertifika Aşamaları
Gelişmiş ülkelerdeki yapılanmalar (A.B.D., Kanada, Japonya, Güney Kore, İngiltere v.b.) ve uluslar arası eşdeğerlik dikkate alınarak aşağıda gösterilen öğrenim ve sertifika aşamaları önerilmektedir.
Önerilen Modelin Orta öğretim ve Yüksek Öğretim Aşamaları
TEKNİK EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA RAPOR
MEVCUT DURUM
Ülkemizde, ilk ve ortaöğretim düzeyindeki mesleki teknik eğitim veren kurumların temelleri ilk olarak 1860 yılında büyük devlet adamı Mithat Paşa tarafından atılmış ve Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizin imarında ihtiyaç duyulan nitelikli işgücünün yetiştirilebilmesi için sayıları hızla artmıştır. Bu okulların ihtiyacı olan öğretmenleri yetiştirmek üzere lisans düzeyinde eğitim veren Yüksek Teknik Öğretmen Okulu (Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi) ilk olarak 1937 yılında Ankara’da açılmıştır. Kız Teknik ve Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulları 1983 yılında Mesleki Eğitim Fakülteleri ve Teknik Eğitim Fakülteleri olarak yapılandırılmıştır. Bu tarihte, 1 Meslek Eğitim Fakültesi, 3 Teknik Eğitim Fakültesi olmak üzere sayıları 4 iken, 24 yılda bu sayı 19’a çıkartılmıştır. Sayıları hızla artış gösteren bu fakültelerde nitelik ve istihdam sorunları yaşanmaktadır.
Ana misyonu Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Endüstri Meslek ve Teknik Liseleri, Çıraklık Eğitim Merkezleri ve Çok Programlı Liselere öğretmen yetiştirmek olan Teknik Eğitim Fakültelerinin mezunlarına “Teknik Öğretmen” unvanı verilmektedir. Mezunlarının bir başka alanda istihdam edilmesi amaçlanmamıştır. 2006 yılı istatistiklerine bakıldığında Teknik Eğitim Fakültelerinde okuyan toplam öğrenci sayısı 28.097 olup, sadece elektrik öğretmenliği için 2005 yılında KPSS sınavına başvuran adayların sayısının 1669 olduğu ve 2006 yılında bunlardan 19’unun atanabildiği görülmektedir. Bu sayının bazı uzmanlık alanlarında % 2 ve daha altında olduğu, birçoğunda ise yılardır hiç atama yapılmadığı belirlenmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından istihdam edilmediği için çeşitli sektörlerde çalışmak zorunda kalan teknik öğretmenlerin, işçi, teknisyen, mühendis hiyerarşik zincirinin neresinde konumlandırılmasına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından çok büyük sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu fakültelerin Dünyada benzerleri olmadığı için akredite edilmeleri de mümkün değildir. Teknik Eğitim Fakültelerinin bu durumu, mesleki ve teknik öğretime ilgiyi azalttığı için gelen öğrenci niteliğinde önemli bir düşüş gözlenmektedir. Diğer taraftan öğrenim gören öğrencilerde de belirgin bir moral kaybına, motivasyon düşüşüne ve gelecekten ümitsizliği neden olmakta, mezunlarındaki hayal kırıklığı zaman içinde sosyal problemlere dönüşmektedir. Bu durumu kısaca özetlemek gerekirse, ülkemizdeki Teknik Eğitim Fakültelerinin yapısı, kapasitesi, istihdam fazlası mezunları ve mezunlarının iş dünyasında karşılaştıkları sorunlar ile bu sorunların çözümü konusundaki tartışmalar içinde bulunduğumuz zaman diliminde daha da hız kazanmıştır. Bu tartışmalar genelde aşağıdaki dört temel konu üzerinde yoğunlaşmaktadır.
1. Teknik öğretmen olarak yetiştirilen ve sayıları giderek artan mezunların karşılaştıkları istihdam sorunu,
2. Öğretmen olarak istihdam edilemeyen mezunların sektörde çalışabilmesi için tanımlanmış bir unvanları, yetkileri ve sorumluluklarının tanımlanmamış olması,
3. Teknik Eğitim Fakültelerinin mevcut yapıları ile uluslar arası kuruluşlar tarafından akredite edilememesi, AB, ABD gibi ülkelerinde diploma denkliğinin bulunmaması,
4. AB ülkelerinde Teknik Eğitim Fakülteleri ile eşdeğer herhangi bir yükseköğretim kurumunun bulunmaması nedeniyle öğrenci ve öğretim elemanı değişim programlarının uygulanamaması (Kaynak: YÖK Strateji Raporu-2007).
Gelişmiş ülkelerde, teknoloji eğitimi Teknoloji Fakülteleri tarafından verilmektedir. Bu fakültelerin temel kuruluş amacı endüstriye teorik ve daha çok uygulama becerisi olan teknoloji mühendisi yetiştirmektir. Bu okullar, eğitim öğretim faaliyetlerinde de yoğun bir şekilde sanayi kuruluşları ile işbirliği yapmakta ve müfredat programlarını endüstrinin ihtiyaçları ile gelişen teknolojiye uyumlu olabilecek şekilde dinamik yapıya kavuşturmuşlardır. AB, ABD ve bazı gelişmiş ülkelerdeki Teknoloji Fakültesi (School of Technology, College of Technology veya Faculty of Technology) mezunlarından sanayi tecrübesi olması kaydı ile pedagojik formasyonu olanlar öğretmen (teknik öğretmen) olarak atanmaktadır.
Ülkemizde, sanayi sektörlerine yönelik olarak lisans düzeyinde geleneksel mühendislik eğitimi dışında teknoloji eğitimi veren yüksek öğretim kurumu yok denecek kadar azdır. YÖK, AB ilerleme raporlarının bir gerekliliği olarak ve Teknik Eğitim Fakültelerinin sorunlarını çözmek amacı ile 11.07.2007 günlü strateji raporunda, Teknik Eğitim Fakültelerinin tamamının “Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri”ne dönüştürülmesine, buna ilave olarak Gazi ve Marmara Üniversitelerine bağlı Teknik Eğitim Fakültelerinde teknik öğretmen yetiştirme programlarını sürdürmelerine karar vermiştir. Oysa, YÖK’ün koordinasyonunda beş yıldır sürdürülen çalışmalardaki komisyon raporlarının tamamında, bu fakültelerin “Teknoloji Fakültelerine” dönüştürülmesi benimsenmiş, en son 15-16 Ocak 2007’de yine YÖK tarafından düzenlenen bir uluslar arası konferansta da AB, ABD, Kanada ve Uzak Doğu modellerindeki Teknoloji Fakültelerine ait örnekler verilerek yapılacak dönüşümde bu fakülte modelleri ön plana çıkartılmıştır. Bu ülkelerdeki Teknoloji Fakülteleri üniversite rektörlüklerine bağlı fakülteler şeklinde organize olmuştur. Oysa YÖK’ün önerdiği Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültelerinin benzeri yok denecek kadar azdır. Atıfta bulunulan Dünyadaki yapılanma ise, Uygulamalı Bilimler Üniversiteleri ( Universty of Applied Science) şeklinde olup diploma programları doğrudan rektörlüklere bağlıdır. Ülkemizin Yükseköğretim Sisteminin bir gereği olarak, Teknik Eğitim Fakültelerinin üniversite rektörlüklerine bağlı “Teknoloji Fakültesi” olarak yapılandırılması önem taşımaktadır.
Teknik Eğitim Fakültelerinin mevcut Mühendislik Fakültelerine alternatif olması düşünülmemektedir. Mezunlarının üretim süreçlerinde üslenecekleri görevler birbirinin devamı niteliğinde olmalıdır. Mühendislik Fakültesi mezunu araştırmacı mühendisler AB ülkeleri ve ABD de “ Chartered Engineer” olarak, Teknoloji Fakültesi mezunları ise
“ Incorporated Engineer” olarak anılmaktadır. Bu iki mühendislik eğitimi arasındaki en önemli fark birincisinin bilgi-teori ve tasarım temelli diğerinin beceri ve uygulama temelli oluşudur. (Çizelge 1)
Çizelge 1: Mühendislik Fakülteleri ile Teknoloji Fakültelerinin Eğitim Alanları Arasındaki Farklar
|
Mühendislik Fakültesi |
Teknoloji Fakültesi |
|
Bilgi ve teori ağırlıklı |
Beceri ve uygulama ağırlıklı |
|
Yeni ürün tasarımı ile ilgili mühendislik |
Uygulama mühendisliği |
|
Matematik modelleme, teori ve IT |
Uygulamalı matematik, bilimin uygulaması ve IT |
|
Sistem oryantasyonu (tasarım için seçeneklerin analizi, birleştirilmesi ve sürekli iyileştirme) |
Güncel bilgileri detaylı bir şekilde uygulama |
|
Araştırma ve geliştirme |
Ürün kalitesi yaratma ve servis |
|
Mevcut durumdaki geçerli uygulamaların ötesinde tasarım, yeni teknoloji ve yeni imalat yolları geliştirme |
Ürünleri ve üretim sistemlerini zenginleştirmek, verimliliği arttırmada güncel teknolojileri kullanmak, ekonomik sistemler ve emniyetli üretim yöntemlerini geliştirmek |
|
Orta ve uzun dönem perspektifleri ile geleceğe ait vizyon geliştirme |
Üretimde, işletme amaçlarını gerçekleştirmek için kısa ve orta vadeli perspektif geliştirme |
|
Ekip ve kaynak yöntemi |
Ekip ve kaynak yöntemi |
Bir diğer önemle ele alınması gereken konu, ülkemizdeki mesleki ve teknik eğitim kurumlarının okullaşma oranıdır. Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerde mesleki teknik eğitimde okullaşma oranı % 65, genel öğretim % 35 ‘ iken, ülkemizde bu oran tam tersidir. Bu oranlara bakarak, ilk etapta ülkemizdeki mesleki teknik eğitim kurumlarının sayısını hızla artırmak yerine, mevcutların niteliğini artırmak suretiyle arza göre talep değil, talebe göre arz dengesini kurulması, ikinci etapta okullaşma oranının yükseltilmesi yerinde olacaktır. Bu okulların sayıları hızla arttığında sorunlarda beraberinde gelmektedir. Türkiye’nin son 25 yıllık uygulamalarında gerek meslek liselerinin gerekse meslek yüksek okulu ve diğer mesleki yüksek öğretim kurumlarının önemli sorunlar yaşadığı görülmektedir. Uygulama ağırlıklı eğitim öğretim veren bu okullarda yetişecek nitelikli insan gücünün önemi ekonomi çevrelerince sıkça dile getirilmesine rağmen, öğrencileri ve öğretim elemanları kendilerini ikincil durumda hissetmektedir. Bu güne kadar önemi yeteri kadar anlaşılmadığı için geri planda kalmış bu kurumların çekiciliği artırılmalıdır. Mesleki teknik eğitim gibi pahalı bir öğrenim sürecinden geçen bu kadar önemli ve büyük insan gücü kaynağı daha verimli konuma taşınabilir. Nitelikli iş gücünün yetiştirilmesinde Meslek Liseleri, Meslek Yüksek Okulları ve yeni yapılandırılacak Teknoloji Fakültelerinin nitelikleri önem arz etmektedir. Bunun için;
a- Mesleki teknik öğretim kurumlarının toplumda saygınlığı artırılarak öğrenci ve öğretim elemanlarının motivasyonu yükseltilmeli,
b- Bu kurumların yerel iş ve istihdam piyasalarına entegrasyonu sağlanmalı,
c- Bu kurumlara daha iyi yetişmiş ve motive olmuş öğrenciler yönlendirilmeli,
d- Bu kurumlarda görev yapan, kendini işine adamış, işi konusunda heyecan taşıyan ve endüstriyi yakından izleyen öğretim elemanlarının kendini mutlu hissedecekleri bir kariyer çizgisi kurulabilmeli,
e- Uygulama ağırlıklı eğitim veren Teknik Eğitim Fakülteleri, Teknoloji Fakülteleri olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Bu dönüşüm, mesleki ve teknik eğitimin iyileştirilmesi ve geliştirilmesinde en önemli adımlardan birisini oluşturacaktır.
Bu yapılandırmada, AB, ABD, Kanada ve Uzakdoğu ülkeleri örneklerinde olduğu gibi orta öğretimden itibaren öğretim kurumlarının yapılanması ve kurumlar arası öğrenci geçiş organizasyonu (Şekil 1) esas alınabilir.
Önerilen Modelin Orta öğretim ve Yüksek Öğretim Aşamaları
Şekil 1: Mesleki ve teknik yüksek öğretim kurumlarının organizasyonu ve orta öğretimden geçiş şeması
Buna göre, genel lise ve meslek lisesi mezunları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme (ÖSYS) Sınavı ile Teknoloji Fakültelerine girebileceği gibi 2 yıl Meslek Yüksek Okulunda öğrenimini tamamlayan öğrenciler de Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile 3. yıldan itibaren Teknoloji Fakültelerinde öğrenimine devam edebilmelidir. Teknoloji Fakülteleri ile Mühendislik Fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere, kriterleri önceden belirlenmek şartı ile yatay geçiş imkanı verilmelidir.
Teknoloji Fakültesi mezunları, endüstride kendi alanlarında teknoloji mühendisi olarak istihdam edilebilecekleri gibi, istedikleri takdirde pedagojik eğitim alarak Endüstri Meslek ve Teknik Liselerine “Teknik Öğretmen” olarak atanabilmelidir. Diğer taraftan, gerek Teknoloji Fakültelerinin ihtiyaç duyduğu akademisyenlerin yetiştirilmesine imkan sağlama, gerekse mezunlarına mesleki alanlarında kariyer yapma imkanı sağlamak üzere Teknoloji Fakültelerinin kendi bünyesinde yüksek lisans ve doktora eğitimine devam hakkı verilmelidir.
YETERLİKLER
Teknoloji Fakültesi mezunları için belirlenen yeterlikler Çizelge 2 ‘deki gibidir.
Çizelge 2.Teknoloji Fakültesi Mezunlarının Yeterlilikleri
|
· Ortaöğretimde kazanılan yeterlikler üzerine kurulan, alanındaki güncel bilgi ve becerileri içeren ders kitapları, uygulama araç ve gereçleri ile diğer bilimsel kaynaklarla desteklenen ileri düzeyde uygulamaya yönelik mühendislik bilgi ve becerilerine sahip olmak, bunları kullanabilmek. |
|
· Alanındaki uygulamaya yönelik mühendislik kavramlarını, fikirlerini ve verilerin bilimsel yöntemlerle değerlendirmek, karmaşık teknik problem ve konuları belirlemek ve analiz edebilmek, tartışmalar yapabilmek, kanıta ve araştırmalara dayalı çözümler geliştirebilmek. |
|
· Uzman ya da uzman olmayan dinleyici gruplarını, alanı ile ilgili konularda bilgilendirme, onlara düşüncelerini problemleri ve çözüm yöntemlerini açık bir biçimde yazılı ve sözlü aktarabilmek. |
|
· Öğrenmeyi öğrenme becerileri ve eleştirel düşünceyle, ileri düzey çalışmaları bağımsız olarak yürütebilmek. |
|
· Alanında, tasarım ve projelendirme çalışmalarını bağımsız olarak gerçekleştirebilecek bilgi ve becerilere sahip olmak, yapılmış olan projeleri okuma, geliştirme, uygulama, denetleme ve kontrolörlük yapabilmek. |
|
· Alanındaki bilgi ve uygulamalarda karşılaşabileceği öngörülmeyen karmaşık durumlarda sorumluluk alarak çözüm üretebilmek. |
|
· Sorumluluğu altında çalışanların mesleki gelişimine yönelik etkinlikleri planlayıp yönetebilmek. |
|
· Alanındaki bilgi ve uygulamaları takip edip kullanabilecek ve meslektaşları ile iletişim kurabilecek düzeyde yabancı dil bilgisine sahip olmak. |
|
· Alanının gerektirdiği düzeyde bilgisayar yazılım ve donanım bilgisine sahip olmak, bilişim ve iletişim teknolojilerini kullanabilmek. |
|
· Alanı ile ilgili verilerin toplanması, yorumlanması, duyurulması aşamalarında bilimsel ve etik değerlere uyma bilincine sahip olmak. |
|
· İş güvenliği, işçi sağlığı, sosyal güvenlik hakları, kalite güvence sistemi ve yönetimi ile çevre koruma konularında yeterli bilgi ve bilince sahip olmak. |
|
· Alanında girişimci, rekabetçi, yönetici ve sosyal olmak. |
YETKİLER
Mezunlara, alanında hizmet veya üretimle ilgili proje yapma, planlama, yönetme, uygulama ve kontrol, ürün geliştirme, test, analiz, kalite yönetimi ve imalat konularında imza yetki ve sorumluluğu verilmelidir.
UNVANLAR
Mezunlarına alanları ile ilgili dünya ölçeğinde kabul görmüş, “Teknoloji Mühendisi” unvanı verilmelidir.
SONUÇ:
● Bu güne kadar, ülkemizde mesleki teknik alanda kendisine verilen öğretmen yetiştirme misyonunu en iyi şekilde yerine getiren Teknik Eğitim Fakültelerinin, ülkemiz ihtiyaçları göz önüne alındığında, araştırma ağırlıklı olmayan ve sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknoloji mühendisi yetiştirmeye dönük eğitim öğretim veren Teknoloji Fakülteleri olarak yapılandırılması bir gereklilik olduğu kadar, bu konuda Avrupa’da başlayan değişim trendine uyumlu bir yaklaşım olacaktır.
● Milli Eğitim Bakanlığı’nın ihtiyaç duyduğu Meslek Lisesi öğretmenleri, bu fakültelerin mezunlarından istekli olanlara alt yapısı ve öğretim elemanı sayısı yeterli olan Teknoloji Fakültelerinde pedagojik eğitim verilerek karşılanmalıdır.
● Bu fakültelerin kendi akademisyen ihtiyacının karşılaması ve sanayide görev alıp da kariyer yaparak mesleğinde ilerlemek isteyen mezunlarının taleplerine cevap verebilmesi için, önceden belirlenecek kriterleri sağlayan Teknoloji Fakültelerinde yüksek lisans ve doktora eğitimi için program açılmasına olanak sağlanmalıdır.
28.01.2008
Prof. Dr. Muhammet ELTEZ Prof. Dr. Hüseyin EKİZ Prof. Dr. Abdullah SÖNMEZ
M. Ü. Tek. Eğ. Fak. Dekanı S. Ü. Tek. Eğ. Fak. Dekanı G. Ü. Tek. Eğ. Fak. Dekanı
Ek 1: Mühendislik ve Teknoloji Mühendisliği Karşılaştırması
Mühendis ve teknoloji mühendisliğinin mesleki çalışma ve sorumluluk alanları Şekil 1’de grafik olarak gösterilmiştir.
Şekil 2. Mühendislik ve Teknoloji Mühendisliğinin karşılaştırılması
(Kaynak: The American Society of Mechanical Engineers broşürü, Ekim 2000.)
Mühendislik ile Teknoloji Mühendisliği Arasındaki Farklar
|
Genel |
Mühendislik Programı |
Teknoloji Müh. Programı |
|
Program Vurgusu |
Ucu açık (genel) tasarım problemleri için analiz, çözüm ve yeni yöntemlerin geliştirilmesi. |
Güncel mühendislik bilgisi ve deneyimlerin, belirli teknik problemlerin çözümüne uygulanması. |
|
Uzmanlık Amacı |
Kavramsal yeteneklerin geliştirilmesi |
Uygulama yeteneklerinin geliştirilmesi |
|
Mesleki Unvan |
Mezunlara Mühendis unvanı verilir. |
Mezunlara Teknoloji Mühendisi unvanı verilir. |
|
Program Özellikleri |
Mühendislik Programı |
Teknoloji Müh. Programı |
|
Teknik Derslerde Vurgu |
Mühendislik eğitimi daha çok teorik ağırlıklıdır ve teorinin endüstrideki potansiyel uygulamalarına vurgu yapılır. |
Teknoloji mühendisliği daha çok uygulama ve pratik ağırlıklıdır. Mevcut teknik bilgilerin uygulamasına ve endüstri ve iş hayatındaki problemlerin çözüm yöntemlerine ağırlık verilir. |
|
Laboratuar Derslerinde Vurgu |
Laboratuar derslerinde deneysel yöntemler, teoriler ile ilgili işlemler verilir. |
Laboratuar derslerinde, endüstriyel problemler için pratik tasarım çözümlerine, imalat ve değerlendirme tekniklerine yer verilir. |
|
Teknik Tasarımda Vurgu |
Genel tasarım prensipleri ve çok çeşitli yeni problemlere uygulanabilecek yöntemlere yer verilir. Yeni ürün, teknoloji ve sistem geliştirilir. |
Mevcut tasarım yöntemleri geliştirilir ve spesifik teknik bir alana uygulanır. Pratik tasarımlar yapılır. |
|
İş imkanları |
Mühendislik Programı |
Teknoloji Müh. Programı |
|
Tipik İlk İş Pozisyonu |
Mühendislik mezunu, endüstride kavramsal tasarım, sistem mühendisliği, imalat ve üretimle ilgili araştırma ve geliştirme işlemlerinde çalışırlar. |
Teknoloji Mühendisliği mezunu, imalat ve teknik işlemlerden sorumlu, ürün geliştirme, test, teknik operasyonlar, servis ve kalite kontroldan sorumlu eleman olarak çalışırlar. |
|
Teknik İlgi |
Mühendislik mezunu daha genel, geniş kapsamlı teknik problemlere yönelik analitik yaklaşımla çözümler üretir. |
Teknoloji Mühendisliği mezunu spesifik bir alanda uzmanlaşır ve spesifik teknik problemlere yönelik uygulama ağırlıklı çözümler üretir. |
|
Hareketlilik |
Mühendisler çoğunlukla idarecilik pozisyonlarında yer alır. |
Teknoloji Mühendisleri endüstriyel yönetimle ilgili pozisyonlarda yer alır. |
|
Belgelendirme ve Mesleki Kuruluşlara Kayıt |
Mühendisler (Amerika’da) bir çok eyalette şartları sağlamak ve sınavı geçmek şartı ile Yüksek Mühendis (Professional Engineer) unvanını alabilirler. |
Teknoloji Mühendisleri (Amerika’da) 38 eyalette şartları sağlamak ve sınavı geçmek şartı ile Yüksek Mühendis (Professional Engineer) unvanını alabilirler. |
|
Lisans Üstü Eğitim |
Mühendislik fakültesi mezunları mühendislik ve ilgili diğer alanlarda lisans üstü (yüksek lisans ve doktora) çalışmaları yapabilirler. |
Teknoloji fakültesi mezunları mühendislik ve ilgili diğer alanlarda lisans üstü (yüksek lisans ve doktora) çalışmaları yapabilirler. |
(Kaynak: The American Society of Mechanical Engineers broşürü, Ekim 2000.)
Ek 2: Teknoloji fakültesi mezunlarının kariyer ve pozisyonları
|
Applications Engineer |
Engineering Technologist |
Project Engineer |
|
Associate Engineer |
Hardware Engineer |
Quality Assurance Engineer |
|
Automation Engineer |
Management Associate |
Sales Engineer |
|
Controls Engineer |
Management Trainee |
Service Engineer |
|
Control Systems Coordinator |
Manufacturing Engineer |
Shift Engineer |
|
Display Design Engineer |
PCB Designer Engineer |
Software Engineer |
|
Electrical Applications Engineer |
PCB Manufacturing Engineer |
Staff Engineer |
|
Electrical Engineer |
Power Supply Test Engineer |
Systems Engineer |
|
Electronics Systems Engineer |
Product Change Coordinator |
Systems Integrator |
|
Embedded Systems Engineer |
Production Supervisor |
Test Engineer |
|
Engineer |
Product Support Engineer |
Validation Engineer |
|
Field Engineer |
Programmer |
Wireless Engineer |
Ek 3: Çeşitli Ülkelerdeki Akreditasyon kurumları tarafından akredite edilen Teknoloji Fakültesi diploma programlarına örnekler
|
Program Adları |
|
Automotive Engineering Technology
|
Otomotiv Teknoloji Mühendisliği |
|
Manufacturing Engineering Technology |
İmalat Teknoloji Mühendisliği |
|
Mechanical Engineering Technology |
Makina Teknoloji Mühendisliği |
|
Design and Drafting Engineering Technology |
Tasarım ve Çizim Teknoloji Mühendisliği |
|
Electrical Engineering Technology |
Elektrik Teknoloji Mühendisliği |
|
Electronics Engineering Technology |
Elektronik Teknoloji Mühendisliği |
|
Architectural Engineering Technology |
Mimari Teknoloji Mühendisliği |
|
Civil Engineering Technology |
İnşaat Teknoloji Mühendisliği |
|
Construction Engineering Technology |
Yapı Teknoloji Mühendisliği |
|
Computer Engineering Technology |
Bilgisayar Teknoloji Mühendisliği |
|
Electromechanical Engineering Technology |
Elektromekanik Teknoloji Mühendisliği |
|
Mech. Design Engineering Technology |
Makina Tasarım Teknoloji Mühendisliği |
|
Aeronautical Engineering Technology |
Havacılık Teknoloji Mühendisliği |
|
Marine Engineering Technology |
Denizcilik Teknoloji Mühendisliği |
|
Telecommunications Engineering Technology |
Telekomünikasyon Teknoloji Mühendisliği |
|
Environmental Engineering Technology |
Çevre Teknoloji Mühendisliği |
|
Laser Electro-Optics Engineering Technology |
Lazer Elektro-optik Teknoloji Mühendisliği |
|
Aircraft Engineering Technology |
Uçak Teknoloji Mühendisliği |
kaynak: http://www.obitet.gazi.edu.tr/tek_fak.htm


Şekil 2














